İŞİMİZ EKMEĞİMİZ, İŞ YERİMİZ ONURUMUZDUR...

TÜRKİYE YOL-İŞ SENDİKASI

Genel Başkanımız Ramazan AĞAR Covid-19 Salgın Sürecinin Çalışma Hayatındaki Etkilerini Değerlendirdi

 

Genel Başkanımız Ramazan AĞAR'ın Açıklaması:

Değerli çalışanlar ve Değerli işçi arkadaşlarım;

Bugün ülkemizin ve dünyanın en önemli gündem maddesi; Covid-19 salgını ve yarattığı tahribattır.

Genel olarak bu tahribatın iki yönlü olduğunu söylemek mümkündür:

Birincisi, salgının çalışanlar ve toplum sağlığı üzerindeki olumsuz etkisidir. İkincisi ise, salgının sosyo-ekonomik alanda oluşturduğu tahribattır. Hiç kuşkusuz salgının yarattığı bu iki yönlü tahribat, toplumun ve çalışma hayatının tüm kesimlerini, dolayısıyla ülkemizi yakından etkilemektedir. Bununla birlikte kabul edilmelidir ki, bu tahribattan sağlık, gelir, iş güvencesi ve sosyal güvenlik açısından en mağdur kesimi çalışanlar oluşturmaktadır.

Nitekim salgın nedeniyle binlerce insanımız ve başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere çok sayıda çalışanımız hayatını kaybetmiştir. Zorunlu işlerde çalışmakta olan binlerce çalışanın hayatı tehlike altındadır. Maalesef çalışanların sadece sağlığı değil, aynı zamanda gelir ve istihdam güvenceleri de tehdit altındadır. Ülkemizde ilk salgın vakasının tespitinden bu yana gerekli önlemler alınarak hastalığın önlenmesi yönünde mücadele başlatılmıştır.

Sağlık Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı hem toplum sağlığını hem de Covid-19 salgınına karşı; işyerlerinde etkin mücadele için gerekli önlemleri içeren faaliyetleri başlatmış afiş ve benzeri materyaller hazırlamıştır.

YOL-İŞ Sendikası olarak bizler de hem bu çalışmalara destek vermek, hem de üyelerimizi bilgilendirmek amacıyla bu ve benzeri çalışmaları sürdürmenin gayreti içindeyiz. Diğer yandan, yayımlanan Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle Covid-19 kapsamında kamu çalışanlarına yönelik tedbirler açıklanmıştır.

Bu genelgeyle; dönüşümlü ve esnek çalışma yöntemleri dahil ihtiyacı karşılayacak sayıda çalışanla
kamu hizmetlerinin aksamayacak şekilde sürdürülmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte, uzaktan veya dönüşümlü çalışanlar ile idari izinli sayılanların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları saklı tutulmuştur.

Tüm bunlar bizim sendika ve çalışanlar olarak olumlu bulduğumuz adımlardır. Genelgenin eksiksiz bir şekilde uygulanması temsilciliklerimizden ve şube başkanlıklarımızdan başlayarak genel merkezimizin takip alanında olup, tüm teşkilat olarak oluşabilecek aksaklıklar veya yanlış yorumlar karşısında derhal gerekli girişimlerde bulunacağımızı belirtmek isterim.

Görüldüğü gibi kamu işyerlerinde, sendikalı işyerlerinde, çalışanların çalışma koşulları görece iyi olmakla birlikte, özel sektör işyerlerinde, küçük esnafta, hizmet sektöründe, güvencesiz ve düzensiz çalışanlar açısından durum hiç de iç açıcı değildir.

Salgın nedeniyle sağlık, ulaşım, dağıtım ve zorunlu ihtiyaçları karşılayan işyerleri dışındaki işyerlerinin üretime ara vermeleri sonucunda on binlerce çalışan işini ve gelirini kaybetmiştir.

İşten çıkarma yasağı olumlu olmakla birlikte, ücretsiz izin uygulamasının tek taraflı işverene tanınması yanlış bir karar olmuştur.

Ayrıca, ücretsiz izin verilen işçilere ödenecek tutarda yetersiz olarak belirlenmiştir. Yapılan düzenlemeyle kısa çalışma ödeneğini hak etme koşulları kolaylaştırılmışsa da, çok sayıda işçi kısa çalışma ödeneğinden yararlanamamıştır.

Özetle, çalışma hayatında çalışanlar açısından ciddi hak kayıpları söz konusudur.

Çalışanların korunabilmesi için işverenlerin işçileri ücretsiz izine çıkarmadan önce zorunlu olarak kısa çalışma ödeneğine başvurmaları büyük önem arz etmektedir.

COVID-19 salgınına karşı korumasız olarak çalışanların korunması hem insani açıdan hem üretim açısından kritik bir önem taşımaktadır.

Çalışanların hastalığa enfekte olmaması ve diğer işçilere bulaştırmaması için servisler de, işyerlerinde ve yemekhanelerde sosyal mesafe sağlanmalı ve kişisel koruyucular ile maske kullanımı yaygınlaşmalıdır.

Düzenlemelerin çalışanlar lehine düzeltilmemesi, söz konusu hak kayıplarının giderilmemesi halinde; salgının külfetinin çalışanlara ve ailelerine yüklenmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu ise hem toplum hayatında hem de çalışma hayatında telafisi mümkün olmayan dramatik sonuçlara neden olabilecektir.

Sonuç olarak belirtmem gerekirse Covid-19 salgını da neo-liberal ekonomik politikaların başarısızlıkla sonuçlandığını teyit etmiştir.

Acil olarak devletin küçültülmesi ve özelleştirme politikaları sorgulanmalıdır.

Covid-19 salgını ilk birkaç ayda işsizlik ve yoksulluk sorununun katlanarak artmasına neden olmuştur.

Bu olumsuz tabloda kamu kurumlarını güçlendirmenin önemi ortadadır.

İşsizliği ve yoksulluğu önlemenin, Covid-19 salgınıyla mücadele etmenin, yeniden ekonomik büyümeyi sağlamanın yolu budur.

Hepinize sağlıklı günler diliyor, saygıyla selamlıyorum.